GÖMÜK DİŞLER:
Sürmesi gerekirken sürememiş diş eti ya da kemik atında kalmış dişlere gömük diş denir.
20 yaş dişleri, köpek dişleri ve küçük azı dişleri de gömülü kalabilirler. Ortodontik olarak (tellerle) yerlerine getirilemeyecek durumda oldukları saptandığında aynı şekilde operasyonla çene cerrahları tarafından çekilmeleri gerekir.
20 yaş dişleri ağızda en sonda yer alan dişlerdir. Ulaşılması ve görülmesi zor olan bir bölgede olduklarından dolayı fırçalanması ve bakımı diğer dişlere göre daha zor olabilmektedir. Yetersiz fırçalamaya bağlı olarak 20 yaş dişleri kolayca çürüyerek ağrılara ve ağız kokusuna yol açmaktadırlar.
20 yaş dişleri bazı durumlarda çenelerdeki yer darlığı sebebiyle çıkamazlar. Tam olarak gömülü (hem diş eti hem çene kemiği altında kalan ağızda hiç görülmeyecek şekilde) kalabildikleri gibi dişetinin altında yarı gömülü kalarak ağız ortamıyla ilişkili hale gelebilirler. Bu durumda dişetinden çıktıkları bölgede gıdaların sıkışmasına ve birikmesine yol açarak enfeksiyona neden olurlar. 20 yaş dişinin çevresindeki diş etinde şişlik ve kızarıklık, boyuna ve kulağa yayılan şiddetli ağrı, lenf bezlerinin şişmesi, ağız açma ve yutkunma sırasında ağrıya neden olan bu tabloya perikoronitis adı verilmektedir.
Tam gömülü 20 yaş dişleri ise önündeki dişleri sıkıştırabilir, dişlerde çapraşıklık (eğrilik) yaratabilirler. Ayrıca komşu dişe baskı yaparak bu dişin çürümesine neden olabilirler. Uzun yıllar fark edilmeyen gömülü 20 yaş dişleri çene içerisinde büyük boyutlara ulaşan kistlere neden olarak ciddi sorunlara yol açabilirler.
Herhangi bir soruna yol açmasa bile diğer dişlerin düzgün sıralanmaları için 20 yaş dişlerinin ortodontik tedavi amacıyla çekilmeleri gerekebilir. Bu gibi sebeplerden dolayı 20 yaş dişlerinin lokal anestezi ile yalnızca bulunduğu bölge uyuşturularak çekimi gerekmektedir.
Hızlı ve yeterli yapılan cerrahiyi takiben fazla ağrı oluşmaz ve oluşan ağrı hafif ağrı kesicilerle kolaylıkla kontrol altına alınır.
Yanaktaki ödem dişin durumuna göre ve kişiden kişiye çok değişkenlik gösterir. Şişlik oluşmaması için yanak bölgesine ilk 24 saat soğuk tampon (buz kompres) yapılmalıdır. Hafif şişlik olması normaldir ve iyileşme için gereklidir.
APİKAL REZEKSİYON:
Apikal rezeksiyon yani kök ucu rezeksiyonu; dişin kök ucunun ve etrafındaki ilişkili enfekte veya patolojik dokunun çıkartılması işlemidir.
Bu işlem; kök ucundaki enflamasyon ve enfeksiyonun kök kanal tedavisi veya bu tedavinin tekrarına rağmen iyileşmemesi yada ilişkili kronik patolojinin varlığı halinde ilgili dişi ve çevresini sağlıklı bir yapıya kavuşturmak için yapılmaktadır.
KİST OPERASYONLARI:
Kistler genellikle bağdokusunda oluşan embriyolojik epitelyum artıklarından kaynaklanan içi sıvı dolu kitlelerdir.
Çok yavaş büyüme gösterirler ve büyümeleri ekspansif şekilde yani genişleyerek ve çevre dokuları iterek gerçekleşmektedir. Kistler genellikle semptom vermezler, radyolojik muayene sonucu rastlantı bulgusu olarak ortaya çıkarlar yada yüzde şişlik meydana getirecek kadar büyürlerse şişlik olarak ortaya çıkabilirler.
Kistler gelişimsel kaynaklı ve inflamatuar kaynaklı olmak üzere iki kısımda incelenirler. Gelişimsel kistler ise odontojen (diş kaynaklı) ya da non-odontojen (diş kaynaklı olmayan) olmak iki gruba ayrılırlar. Çenelerdeki kistler çoğu kez diş kaynaklıdır.
Kist ameliyatlarında temel ilke tüm kistin çeperi ile birlikte çıkarılmasıdır. Kist lezyonu ile ilişkili olmayan komşu diş kökleri korunmalı ve kist içerisinde bulunan dişlerin apikal rezeksiyon yöntemi ile ağız içerisinde kalması sağlanmalıdır. Fakat kistin çok büyük olduğu, dişler etrafındaki kemik kaybının fazla olduğu durumlarda dişler çekilebilir.
Ağız içi taraması 6 ayda bir diş hekiminiz tarafından yapılmalıdır. Bulunabilecek kistlere erken yapılacak müdahale ile birlikte çene kemiğinizde kistin genişlemesinin önüne geçilmiş olur ve diş çekimi ihtiyacı ortadan kalkabilir.
ARTROSENTEZ ( ÇENE EKLEMİ YIKANMASI ):
Artrosentezi işlemi çene eklemine (üst eklem boşluğuna) 2 adet enjektörle cilt üzerinden ulaşılıp bölgede ağrıya neden olan mediatörlerin uzaklaştırılmasını sağlayan daha sonrasında eklem içi kayganlığı sağlayan hyalüronik asidin bölgeye uygulandığı tedavidir.
Kulağa vuran ciddi ağrılarda, ağız açma kapama sırasında kulak önünde oluşan ağrı, ağız açıklığının azalması, ağız açma kapama sırasında ses oluşması, ağzın kapalı kalması gibi durumlarda yararlı olan tedavi şeklidir.
Bu tarz şikayetleriniz var ise detaylı eklem muayenesi ve bilgilendirme için kliniğimize bekleriz.